Yazı Dizisi – Londra’da hayat / İş Bulma ve Çalışma (2)

Yazı dizisinin ilk bölümü: Londra’da hayat / Kalacak yer (1)

Londra’ya gelince kalacak yer bulduktan sonra yapmanız gereken en önemli ikinci şey bir iş bulup kendinizi finanse etmeniz. Hazıra dağ dayanmıyor malum!

Kalacak yeri de hallettiniz ve çalışmak istiyorsanız eğer öncelikle vizenizle birlikte size sunulan çalışma izninizin olması gerekmektedir. Çalışma izniniz yok ise çalışmanız imkansız mı? Hayır değil. Ama sizi bile bile bu şekilde çalıştıran işletmelerin yakalanması durumunda oldukça yüksek miktarda ceza ödemeleri gerekmekte ve sizin de vizenizin iptal edilmesi gibi bir ihtimal doğmaktadır. O yüzden kimse artık kolay kolay bu uygulamalara kalkışmıyor. Çalışma izniniz var ise en azından part-time bulacağınız bir iş bile kiranızı karşılamaya yetmese de günlük ihtiyaçlarınızın bir çoğunu karşılayabilecektir.

İngiltere’ye eğer öğrenci olarak geliyorsanız haftada 20 saat yasal olarak çalışma izni tanınmaktadır. Bazı öğrenci vizesi türlerinde bu imkan sağlanmayabilir. O yüzden detaylı bir araştırma yapmanızda yarar var.

İngiltere’de asgari ücret saat başı baz alınırsa 25 yaş üzeri kişiler için £7.5’dir. Tabi bunun vergilendirme işlemleri de var. Bu konuda daha kapsamlı bilgi için İngiltere’deki gelir vergisi sistemi hakkındaki yazımıza göz atabilirsiniz. Yine de şunu belirletim ki yıllık £11,500’den az kazanan kişilerden vergi alınmamaktadır. Kazancınıza göre de yine £11,500 üzerindeki her miktarın yüzde 20’sı vergilendirilmektedir. Yani yıllık £15,000 kazanıyorsanız £3,500’in yüzde 20’sini vergi olarak devlete ödeyeceksiniz. Burdaki matematik işlemini size bırakıyoruz.

İş nasıl bulabilirim diye soruyor iseniz bu noktada gelişen teknolojinin nimetlerinden yararlanabilirsiniz. Tabiki ingilizce seviyeniz ve eğitim geçmişinizin yanında deneyimleriniz de oldukça önemli. Ortalama bir ingilizceye sahip olduğunuzu ve bir konuda belirli bir geçmişe sahip olduğunuzu düşünürsek gumtree, indeed veya reed gibi websitelerinden iş araması yapabilirsiniz. Bunun yanında lokal bazlı yayın yapan yerli ve yabancı gazetelerin de iş ve seri ilan eklerine göz gezdirebilirsiniz.

Ayrıca 66 ülkede hizmet vermekte olan uluslararası iş arama motoru Jooble da iş bulmanız adına oldukça yararlı sonuçlar verecektir.

İngilizce seviyesiniz iyi olmadığı halde kendinizi geliştirmek isterseniz ve aynı anda para da kazanayım diyorsanız McDonalds ve Costa gibi bir çok şubesi olan restaurant ve cafe zincirlerinde iş bulma imkanınız da oldukça yüksektir diyebiliriz. Bir çok kere söylediğinizi anlamayan ama çabalayan kişilerle bu yerlerde karşılaşma ihtimaliniz yüksek.

Konu açılmışken şunu da belirtelim ki genel anlamda İngiltere’de İngilizce bilmeyen kişilere yaklaşım olumludur. Tabiki bunun nedeni de ülkede bulunan göçmen ve turist sayısının fazlalığı. Eğer kendinizi ifade etmek için çabalıyorsanız karşınızdaki kişi size en basit yoldan konuyu anlatmanın yolunu arayacaktır. Sadece karşınızdakinden biraz daha yavaş konuşmasını ve kolay kelimeler kullanmasını rica edebilirsiniz.

Türkçe konuşan iş verenlerle çalışmak istiyorsanız Ingiltede’de yayın yapan Türk gazetelerine göz atmanızı öneririz. Şu konuda da nacizane bir öneride bulunmamız gerekirse çalıştığınız yerde sunulan bazı ayrıcalık ve ‘hoşgörü’ kuralları nedeniyle yabancı firmalarla daha profesyonel şekilde çalışmanızı öneririz.

Yani demek istediğimiz İngiltere’deki resmi tatiller, yasal minimum maaş, ücretli tatil hakkı ve en önemlisi yasal bir kontrata sahip olmak isterseniz yabancı firmalarla çalışmanız gerekiyor. Türk firmaları malesef bu konularda pek profesyonel yaklaşmıyor. Zaten vergileri daha az ödemek için türlü türlü Ali – Cengiz oyunları yapıldığını da zamanla göreceksiniz (ne yazık ki gerçek bu).

Londra’da hayat aslında dışardan göründüğü gibi kolay değil. Gerçi nerede kolay ki?

Bu yazı son olarak 17/10/2018 tarihinde güncellenmiştir.